Ağız kanseri nedir?
Ağız kanserlerinin büyük çoğunluğu, ağız içini döşeyen yüzey hücrelerinden gelişen skuamöz hücreli karsinomdur. Bu tümör çevre dokulara yayılabilir, önce boyun lenf bezlerine, daha ileri dönemde uzak organlara sıçrayabilir. Ağzın her yerinde görülebilse de en sık ağız tabanı, dilin yan ve alt yüzü, yumuşak damak ve bademcik çevresinde ortaya çıkar. Dudak kanserleri ise daha çok alt dudakta ve güneşe uzun süre maruz kalan kişilerde görülür.
Olguların çoğu 40 yaşın üzerindedir. Geçmişte erkeklerde belirgin olarak daha sıkken, son on yıllarda kadınlarda da sıklık artmıştır; bunun sigara içen kadın sayısının artmasıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir.
Ağız kanserinin erken belirtileri nelerdir?
Erken evre ağız kanseri çoğu zaman şaşırtıcı derecede masum görünür. Aşağıdaki değişikliklerden biri iki haftadan uzun sürüyorsa mutlaka muayene olun:
- İyileşmeyen yara veya ülser, özellikle kenarları kabarık ve sert olanlar
- Silinmeyen beyaz leke (lökoplaki) veya kırmızı, kadifemsi leke (eritroplaki)
- Beyaz ve kırmızı alanların karıştığı düzensiz lekeler
- Yanakta, dilde veya ağız tabanında ele gelen sertlik, kalınlaşma ya da şişlik
- Dilde, dudakta veya çenede açıklanamayan uyuşma
- Nedeni bulunamayan kanama
- Diş eti hastalığı olmadan dişlerde sallanma, protezin aniden oturmaz hâle gelmesi
- Yutkunmada zorlanma, boğazda takılma hissi, tek taraflı kulak ağrısı veya ses değişikliği
- Boyunda ağrısız, sert ve geçmeyen şişlik
Beslenme bozukluğu, ağızda kötü koku, konuşma ve yutma güçlüğü gibi bulgular ise daha çok ilerlemiş hastalığa işaret eder. Amaç, hastalığı bu aşamaya gelmeden yakalamaktır.
Kansere öncü lezyonlar nelerdir?
Bazı ağız lezyonları kanser değildir, ancak kanser gelişme olasılığı normal dokuya göre daha yüksektir. Bunların başında lökoplaki ve eritroplaki gelir. Eritroplaki daha nadir görülse de biyopsi yapılan vakaların büyük bölümünde displazi veya kanser saptanır; bu nedenle kırmızı, kadifemsi ve nedeni belli olmayan bir leke her zaman ciddiye alınmalıdır. Güneşe bağlı dudak hasarı (aktinik keilit) ile eroziv liken planus da düzenli takip gerektiren durumlardandır.
Mikroskopta görülen epitel displazisi, hücrelerin düzensiz büyümeye başladığını ancak henüz alttaki dokuya yayılmadığını gösterir. İyi haber şu ki displazi, tütün gibi uyaran bırakıldığında bazen geriye dönebilir ve lezyon cerrahi olarak çıkarılarak kontrol altına alınabilir.
Risk faktörleri nelerdir?
| Risk faktörü | Nasıl etkiler? | Ne yapılabilir? |
|---|---|---|
| Sigara, puro, pipo, nargile | En güçlü risk faktörüdür; duman ve ısı mukozayı sürekli etkiler | Tamamen bırakmak; bırakma desteği almak |
| Tütün çiğneme ve ağızda tutulan tütün | Ürünün bekletildiği bölgede beyaz lekeler ve hücre değişiklikleri | Kullanımı bırakmak, lekeyi hekime göstermek |
| Alkol | Riski artırır; tütünle birlikte etkisi katlanır | Tüketimi azaltmak veya bırakmak |
| Yüksek riskli HPV | Özellikle bademcik ve dil kökü (orofarenks) kanserleriyle ilişkili | Korunma yolları ve aşı hakkında hekime danışmak |
| Güneş ışığı | Alt dudakta aktinik keilit ve dudak kanseri | Güneş koruyuculu dudak kremi, şapka |
| Bağışıklık baskılanması, ileri yaş | Genel olarak riski artırır | Düzenli ağız içi muayene |
Sigara ve tütün
Tütün, her biçimiyle ağız kanserinin en önemli nedenidir. Sigara, puro, pipo, nargile ve tütün çiğneme arasında güvenli bir seçenek yoktur. Pipo ve puro içenlerde sert damakta görülen beyazlaşma, tütünün ağızdaki etkisinin görünür bir göstergesidir. Bırakmanın hiçbir zaman geç olmadığını hatırlatmak isteriz; bırakıldıktan sonra risk yıllar içinde azalır.
Alkol
Alkol tek başına da riski artırır; ancak asıl tehlike tütünle birlikte kullanıldığında ortaya çıkar. İkisini birlikte kullanan kişilerde risk, yalnızca birini kullananlara göre belirgin şekilde yüksektir.
HPV (insan papilloma virüsü)
HPV’nin bazı yüksek riskli tipleri, özellikle HPV-16, bademcik ve dil kökünü kapsayan orofarenks kanserlerinde sıklıkla saptanır. Bu kanserler sigara içmeyen ve daha genç kişilerde de görülebilir. HPV cinsel temasla bulaşır; enfeksiyonun çoğu kendiliğinden temizlenir, küçük bir kısmı kalıcı olur. HPV aşısının sizin için uygun olup olmadığını aile hekiminizle konuşabilirsiniz.
Evde ağız içi kontrol nasıl yapılır?
Ayda bir, iyi aydınlatılmış bir aynanın karşısında birkaç dakikanızı ayırın. Protez kullanıyorsanız önce çıkarın.
- Dudaklar: Alt ve üst dudağı dışa çevirip iç yüzeyine bakın, parmaklarınızla sertlik olup olmadığını yoklayın.
- Yanak içi: Yanağı parmakla dışarı çekin; beyaz, kırmızı leke veya yara arayın.
- Diş etleri: Tüm diş etlerini ön ve arka yüzleriyle kontrol edin.
- Dil: Dilinizi çıkarın, bir gazlı bezle ucundan tutarak sağa ve sola çekin; yan kenarları ve alt yüzü dikkatle inceleyin.
- Ağız tabanı: Dil ucunu damağa kaldırın, dilin altındaki bölgeye bakın ve parmakla yoklayın.
- Damak: Başınızı geriye yatırıp sert ve yumuşak damağa bakın.
- Boyun: Çene altı ve boynun iki yanını parmak uçlarıyla yoklayarak şişlik olup olmadığını kontrol edin.
Şüpheli bir lezyonda tanı nasıl konur?
Olası bir tahriş kaynağı (kırık diş, keskin dolgu kenarı, vuran protez) varsa önce bu giderilir. Travmaya bağlı yaralar genellikle 10–14 gün içinde iyileşir. İki haftadan uzun süren yaralar, kenarı kabarık ve sert derin ülserler ile nedeni açıklanamayan beyaz ve kırmızı lekeler için biyopsi yapılmalıdır.
Biyopsi, lokal anestezi altında küçük bir doku örneğinin alınıp patolojik incelemeye gönderilmesidir. Klinik olarak çok şüpheli olduğu hâlde sonucu iyi huylu gelen lezyonlarda farklı bölgelerden yeniden örnek alınabilir. Kanser tanısı konursa tümörün boyutu, lenf bezi tutulumu ve uzak yayılım değerlendirilerek evreleme yapılır; tedavi genellikle cerrahi temellidir ve gerektiğinde radyoterapi ve kemoterapiyle desteklenir.
En önemli nokta şudur: Tümör tanı anında ne kadar küçükse tedavi o kadar basit ve sonuçları o kadar iyi olur. Boyun lenf bezlerine yayılım, sonucu belirgin biçimde olumsuz etkiler. Bu yüzden erken fark etmek, ağız kanseriyle mücadelede elimizdeki en güçlü araçtır.
Sık sorulan sorular
Ağız kanseri ağrı yapar mı?
Erken dönemde çoğu zaman ağrı yapmaz. Bu nedenle ağrısız olması bir lekenin veya yaranın zararsız olduğu anlamına gelmez. Ağrı, uyuşma ve yutma güçlüğü daha çok ilerlemiş dönemlerde ortaya çıkar.
Sigara içmeyenlerde ağız kanseri görülür mü?
Evet, daha seyrek de olsa görülür. Özellikle bademcik ve dil kökü bölgesindeki kanserlerde yüksek riskli HPV tipleri, dudak kanserlerinde ise uzun süreli güneş maruziyeti önemli rol oynar. Bu yüzden düzenli ağız içi kontrol herkes için önerilir.
Nargile sigaradan daha mı az zararlıdır?
Hayır. Nargile de tütün içerir ve ağız mukozasını duman ve ısıyla uzun süre etkiler. Güvenli bir tütün kullanım biçimi bulunmamaktadır.
Uyumsuz protez ağız kanserine neden olur mu?
Kronik tahrişin tek başına kanseri başlattığına dair güçlü kanıt yoktur. Ancak protezin sürekli yara açması hem şikâyet yaratır hem de gerçek bir lezyonun gözden kaçmasına neden olabilir. Protez yarası iki haftada iyileşmiyorsa hekim değerlendirmesi gerekir.
Ağız kanseri taraması nasıl yapılır?
Rutin diş muayenesinde hekim dudakları, yanak içini, dilin tüm yüzeylerini, ağız tabanını, damağı ve boyun lenf bezlerini gözle ve elle inceler. Şüpheli bir bulgu varsa kesin tanı için biyopsi planlanır.
İlgili sayfalar
Ağız içi kontrol zamanı mı geldi? Bahçelievler’deki kliniğimizde yumuşak doku muayenesi için WhatsApp’tan yazın veya 0544 289 66 33 numarasını arayın.
Kaynaklar
Bu yazı aşağıdaki bilimsel kaynaklar esas alınarak hazırlanmış ve Dr. Dt. Mehmet Fuat Bozaba tarafından tıbbi olarak kontrol edilmiştir.
- Ibsen, O. A. C., & Phelan, J. A. (2014). Oral pathology for the dental hygienist (6th ed.). Saunders/Elsevier.
- Abubaker, A. O., & Benson, K. J. (Eds.). (2007). Oral and maxillofacial surgery secrets (2nd ed.). Mosby/Elsevier.
- Warnakulasuriya, S. (2009). Global epidemiology of oral and oropharyngeal cancer. Oral Oncology, 45(4–5), 309–316. https://doi.org/10.1016/j.oraloncology.2008.06.002
- Chi, A. C., Day, T. A., & Neville, B. W. (2015). Oral cavity and oropharyngeal squamous cell carcinoma—An update. CA: A Cancer Journal for Clinicians, 65(5), 401–421. https://doi.org/10.3322/caac.21293
- Warnakulasuriya, S., Kujan, O., Aguirre-Urizar, J. M., Bagan, J. V., González-Moles, M. Á., Kerr, A. R., Lodi, G., Mello, F. W., Monteiro, L., Ogden, G. R., Sloan, P., & Johnson, N. W. (2021). Oral potentially malignant disorders: A consensus report from an international seminar on nomenclature and classification, convened by the WHO Collaborating Centre for Oral Cancer. Oral Diseases, 27(8), 1862–1880. https://doi.org/10.1111/odi.13704
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi planı yalnızca muayene sonrası hekim tarafından belirlenir.


Write Reviews
Leave a Comment
\"Dr. Dt. Mehmet Fuat Bozaba, İstanbul Medipol Üniversitesi Periodontoloji Anabilim Dalı\'nda doktorasını tamamlamış uzman diş hekimidir. Bahçelievler\'de Yayla Dental Akademi bünyesinde ileri klinik uygulamalarla hizmet vermektedir. Temel uzmanlık alanları arasında dental implantlar, Khoury ve Urban teknikleriyle ileri kemik rejenerasyonu ve diş eti çekilmelerinin tedavisi (pembe estetik) yer almaktadır. Bugüne kadar 1000\'den fazla implant ve gömülü yirmilik yaş diş cerrahisi ile 700\'ü aşkın diş eti grefti operasyonunu başarıyla gerçekleştirmiştir. Sağlık turizmi kapsamında yurt dışından gelen hastalar için ileri düzeyde İngilizce dilinde tedavi imkanı sunmaktadır.\"
No Comments & Reviews